0276 216 16 00  

Randevu ve Danışma Hattı

0276 216 16 00

SAĞLIK İÇİN

Geri Dön

Diyabet ve Gebelik

14-07-17

Gebelik diyabeti son 20 yıldır artan ve oldukça sık karşılaşılan
bir durumdur. Tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde, binlerce diyabetik kadın problemsiz bir gebelik geçirerek sağlıklı bebek sahibi olabilmektedir. Gebelik planlayan diyabetik hastaların kan şekeri, HbA1c, göz, böbrek, kalp ve sinir tutulumları açısından hekim tarafından değerlendirilmelidir. Diyabet, kolesterol, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların hemen hepsinin gebelik öncesi kesilmesi gerekecektir. Planlanmayan gebelik ve sonuçlarından kaçınmak için aile planlamasına önem verilmelidir. 



Tip 1 veya Tip 2 diyabetliyken gebe kalındığında bu durum gebelik öncesi diyabet “Pregestasyonel Diyabet” olarak adlandırılır. İlk kez gebelik sırasında ortaya çıkan diyabet tipine ise “Gestasyonel Diyabet” adı verilir.

Gebelik Öncesi

Gebeliğin fizyolojisi gereği bazı hormonlar gebelikte bebeğin gelişimi için normalden daha fazla salgılanmaktadır. Bu hormonların normalden fazla salgılanması kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Bu nedenle diyabetiniz varsa ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız mutlaka diyabet hekiminizle ve jinekoloğunuz ile görüşmelisiniz. Bu durumda gebeliğin planlanarak bunun için kan şekerinizin kontrol altında tutulması ve diyabete ilişkin komplikasyonlar açısından gerekli incelemelerin yapılmasına olanak verecek bir hazırlık dönemine ihtiyaç vardır. 



Genellikle gebe kalınmadan birkaç ay önce bu hazırlıklara başlanılır ve gerekli tedavi değişiklikleri yapılarak HbA1c düzeyinin %7’nin altına inmesi sağlanır. HbA1c uzun dönemde kan şekeri kontrolünü gösterir. Yapılan çalışmalar HbA1c %7’nin altında iken gebe kalan diyabetli kadınlarda bebek sakatlıkları, gebelik ve doğum sorunlarına ilişkin risklerin en aza indirgendiği göstermiştir.

Yoğun insülin tedavisi uygulanan, özellikle pompa tedavisinde olan bazı Tip 1 diyabetlilerde, gebelik sırasında kan şekerini kontrol altında tutmak zor olabilir. Cilt altına yerleştirilen ve 72 saat süre ile şeker düzeyini ölçüp kaydeden ‘Glukoz Takip Sistemi (CGMS)’ bu hastalarda kan şekerindeki hızlı değişikliklerin uygun insülin miktarı ile kontrol altında tutulmasında büyük yarar sağlar. 



Tip 1 diyabetliyseniz hekim kontrolü altında günde 3–4 kez insülin kullanmanız gerekebilir. Eğer Tip 2 diyabetliyseniz ve oral (ağız yolu ile) antidiyabetik ilaç kullanıyorsanız, diyabetinizi kontrol altında tutmak için oral antidiyabetik değil, insülin kullanmanız gerekecektir. Oral antidiyabetikler bebeğe zarar verebileceğinden gebelik döneminde kullanılmazlar.

Gebelik ileride diyabet komplikasyonlarının ortaya çıkması riskini etkilememektedir. Ancak diyabete özgü bir komplikasyon varsa, gebelik bu komplikasyonu ağırlaştırabilir ya da bazı komplikasyonlar bebeğin sağlığını risk altına sokabilir. Bu nedenle gebelikten önce böbrek, göz, kalp, sinir sistemi ve dolaşım sistemi kontrolleri yapılmalıdır. Herhangi bir diyabet komplikasyonunuz varsa, önceden tedavi edilerek gebeliğiniz planlanacaktır. Diyabetle birlikte sigara ve alkol bebek için çok zararlıdır ve gebe kalınmadan önce kesilmesi önerilir.

Pregestasyonel Diyabet

Her 200 gebe kadından birinde olduğu tahmin edilmektedir. Gebe kalmadan önce diyabeti olanlar bu tanıma girerler.

Gestasyonel Diyabet

Gebelik diyabeti gebelik sırasında ortaya çıkan, geçici bir diyabet şeklidir. Gebeliklerin %2-4’ünde gestasyonel diyabet geliştiği tahmin edilmektedir. Gestasyonel diyabetin nedeni vücuda yüklenen fazla yükün kan şekerini normalden daha yüksek seviyelere çıkarmasıdır. Bu durum özellikle 24-28. gebelik haftalarında ortaya çıkar.

Eğer gebeliğiniz sorunsuz geçiyorsa ve gestasyonel diyabet riskiniz yüksek değilse bu haftalar arasında size glukoz tarama testi uygulanacaktır. Ancak diyabet belirti ve bulguları (çok idrara çıkma, çok su içme, gece idrara çıkma, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar) varsa gebeliğin hangi döneminde olursanız olsun glukoz testi hemen uygulanacaktır.

Gestasyonel Diyabet Tanısı İçin Yapılan Testler

Bu yöntemlerdeki ortak faktör kan glukozunun ölçülmesidir. Gebelik diyabeti için önerilen test zamanı 24-28. haftalar arasındadır. Bu bebeğin en hızlı şekilde gelişmeye başladığı dönemdir. Çok az sayıda anne adayında bu durum, gebeliğin daha erken dönemlerinde teşhis edilebilir.

  • Glukoz Tarama Testi: Günün herhangi bir saatinde (aç veya tok) 50 gr oral glukoz içirilir ve 1 saat sonra kan şekerine bakılır. Kan şekeri değeri 140 mg/dl’nin altında ise bir sorun yoktur, fakat kan şekeri 140 mg/dl’nin üzerinde ise en kısa sürede 100 gr glukoz ile şeker yükleme testi (OGTT) planlanır. Kan şekeri değeri 180 mg/ dl’nin üzerinde ise OGTT yapılmasına ihtiyaç olmadan bu vakalar diyabet kabul edilip takip ve tedavisine başlanmalıdır.
  • OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi): Bu test için en az 8 saat açlık gereklidir. Sabah açlık kan şekeri bakılır ve 100 gr oral glukozlu su içirilir. Açken ve sıvıyı içtikten sonra saatte bir, 3 saat süre ile kan şekeri düzeyi ölçülür. Normal bir gebede değerler tablodaki rakamları geçmez.
  • Genellikle tıbbi beslenme tedavisi ile kan şekeri kontrol altına alınır. Kontrol altına alınamayan durumlarda insülin başlanması gerekir. Alternatif olarak, özellikle Gestasyonel Diyabet kuşkusu yüksek olan kadınlarda veya hekim tercihi ile ön tarama testi olmaksızın doğrudan 75 g glukozlu tek aşamalı OGTT yapılabilir. Bu testte açlık, 1. veya 2. Saat sonu noktalarından birinin aşılmasıyla diyabet tanısı koydurur.

Gestasyonel Diyabet Açısından Kimler Risk Altındadır?

  • 1. derece akrabalarında diyabet öyküsü olanlar
  • Kilolu veya obez olanlar
  • Daha önce ölü doğum, düşük yapmış veya 4 kg ve üzerinde bebek 
doğuranlar
  • Daha önceki gebeliklerinde ‘Gestasyonel Diyabet’ geçirmiş olanlar
  • Yaşı 40 ve üzerinde olanlar
  • Hipertansiyonu (yüksek tansiyon) olanlar ve kan yağları yüksek olanlar.
  • Sakat bebek doğrumuş olanlar
  • Daha önce gizli şeker tespit edilmiş olanlar
  • Yumurtalık kisti (polikistik over) sorunu olanlar

Önceden kortizon ve anti-psikotik ilaç kullananlar 
Diyabetin Gebelik Üzerine Etkileri Nelerdir?

  • Kardiyovasküler komplikasyon olasılığı artar.
  • Gebelikte hipertansiyon gelişebilir.
  • Hidroamnios (bebeğin içerisinde bulunduğu sıvının fazla olması) olasılığı artar.
  • Zor doğum ya da sezaryen ile doğum riski yükselir.
  • Ketoasidoz, hiperglisemi (yüksek kan şekeri), hipoglisemi (düşük 
kan şekeri gelişebilir.



Kan Şekeri Takibi ve Tıbbi Beslenme Tedavisi

Gestasyonel diyabetli anne adaylarında açlık kan şekerinin 95 mg/dl, tokluk (yemekten 2 saat sonra) kan şekerinin ise 140 mg/dl, tercihen 120 mg/dl’nin altında olması istenir. hekiminiz kan şekerinizi kontrol etmenizi ve sonuçları kaydetmenizi isteyebilir. Bu nedenle bir kan şekeri cihazı edinmeniz ve evde kendi kendinize şeker takibi yapmanız önerilir. 



Gebelik diyabeti olanlar, gebeliklerinin kalan döneminde kan şekerinin normal sınırlarda seyredebilmesi için diyetisyen tarafından önerilen beslenme programına uyarak yeterli miktarda karbonhidrat, protein, yağ, kalsiyum, demir, folik asit almalı ve günde 3 ana, 3 ara öğün alarak bol su tüketmelidirler (2-2,5 lt).



Gebelik süresince ortalama 9-11 kg alınmalı ve diyetinizin toplam enerji içeriği, gebelik boyunca almanız gereken kiloyu korumaya yetmelidir. Karbonhidratlı besinler, gebelik süresince üzerinde durulması gereken en önemli gruptur. Aldığınız tüm öğünler bir miktar karbonhidrat içermelidir. Kan glukoz düzeyini olabildiğince sabit tutabilmek için bu diyet planı mümkün olduğunca gün içerisine yayılmalıdır. Sizin için gebeliğin başında hazırlanan beslenme
planı gebeliğiniz ilerledikçe değişebilir.



Gebelik süresince alkol kullanılmaması önerilir. Kabızlık, gebelik boyunca bir problem oluşturabilir. Bu durumda lifli yiyecekler içeren karbonhidratlar önerilebilir. Laksatif kullanmaktan kaçınılmalıdır; çünkü laksatifler çok miktarda glukoz içerebilirler. Üzerinde “diyabetikler için uygundur”, “ilave şeker yoktur” ya da “doğal” ibareleri olan ürünlere dikkat ederek gebeliğin risk altına girmemesi için bu tür yiyeceklerden uzak durmak faydalı olacaktır.

Bazı diyabetlilerde kan şekeri diyetle kontrol altına alınamayabilir ve insüline gereksinim olabilir. Hekiminizin önerisi doğrultusunda günde 3-4 kez insülin uygulamanız gerekebilir. İnsülin, bebeğin sağlığını korumak ve iyi bir kan şekeri kontrolü sağlamak için zorunlu olabilir.

Doğum Sonrası

Doğumdan sonra pregestasyonel diyabetlilerde insülin gereksinimi hızla azalır. Eğer doz değişikliği yapılmazsa hipoglisemi görülebilir. Kan şekeri kontrolleri düzenli olarak yapılır. Tip 1 diyabetli annenin çocuğunda Tip 1 diyabet riski %2’dir. Baba Tip 1 diyabetli ise risk %6’ya çıkar. Anne-baba her ikisi de Tip 1 diyabetli ise çocuğun Tip 1 diyabetli olma riski %30 olur. Anne veya babanın birisi Tip 2 diyabetli ise çocuktaki Tip 2 diyabet riski %15-20, anne-baba ikisi de Tip 2 diyabetli ise çocuktaki risk %50-60’tır. Bu rakamlar ömür boyu sürecek diyabet riskini yansıtır. 



Gestasyonel diyabetlilerde ise doğum sonrasında diyabet çoğunlukla düzelir. Gebelik sırasında insülin kullanılıyorsa kan şekeri takibi ile insülin tedavisi kesilir. Ancak sonraki gebelikler sırasında “Gestasyonel Diyabet” riski oldukça yüksektir. 



Ayrıca Gestasyonel Diyabet geçirenlerin yaklaşık %30-50’sinde 20 yıl içerisinde Tip 
2 diyabet gelişmektedir. Bu nedenle gestasyonel diyabeti olanlar doğumdan sonraki yıllarda da beslenmelerine dikkat ederek, düzenli egzersiz yapmalı ve kilo almamalıdırlar. Çünkü diyetteki ve yaşam şeklindeki değişiklikler kalıcı diyabetin gelişmesini engelleyebilir veya geciktirebilir. 



Doğumdan 6–12 hafta sonra OGTT testini tekrar yaptırılır. Eğer normal ise bu testi 3 yılda bir tekrar yaptırmak yeterlidir. Başka bir çocuk sahibi olmaya niyetiniz varsa daha detaylı bir inceleme gerekir. Bir kez gebelik diyabeti ile karşılaştıktan sonra, bunu tekrar yaşama riskiniz %50 civarındadır. Bu durumda gebelikten öncede OGTT‘yi tekrarlamak gerekir.

Top