
Çocuklar İçin Hangi Durumlarda Bademcik Ameliyatı Gereklidir?
Vücudun savunma sisteminde önemli görevi olan bademciklerin sık sık hastalanması bir takım sorunların habercisi olabilir.
Çocuklarda 4 yaşından önce bademcik ameliyatı yapılmamalıdır.
Aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçı varsa bademcikler alınmalıdır.
- Ağız kokusu
- Yutma güçlüğü
- Solunum güçlüğü
- Büyümede gecikme
- Çocuklarda uyku apnesi
- Yılda en az 5 kez boğaz enfeksiyonu
- Sık sık atış boğaz ağrısı ve antibiyotik kullanım öyküsü
Yrd. Doç. Dr. Metin Erdinç

MS Hastalığı (Multiple Skleroz) Belirtileri Nelerdir?
“Halk arasında MS diye bilinen Multiple skleroz beyin ve omirilik etkilendiği için çok çeşitli nörolojik belirtilere yol açabilir.
Duygusal belirtiler; yüzde, kollarda yada bacaklarda uyuşma, karıncalanma keçelenmedir.
Görme ile ilgili belirtiler ise; bulanık görme ve çift görmedir.
Ayrıca kolda bacakta kuvvet kaybı, hareketlerde beceri kaybı, idrar, bağırsak sorunları, idrar kaçırma ve kabızlık, baş dönmesi, denge sorunu, titreme, yorgunluk da başlıca görülen belirtiler arasındadır.
Daha az sıklıkla ise depresyon, işlev bozukluğu, hafıza sorunları, uyku sorunları, epileptik nöbetler görülebilir.”
Uzm. Dr. Fatma Özdemir Yıldırım

Çocuklarda İdrar Yanması Nasıl Oluşur ?
“İdrar yaparken yanma, alt üriner sistem enfeksiyonunun bir bulgusudur.
İdrar yaparken yanması olan çocuklar hemen hastaneye başvurmalı, tam idrar tetkiki ve idrar kültürü yapılarak ampirik antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.
İdrar yanması olan çocuklarda tuvalet sonrası temizlik en önemli şeydir.
Çocuk idrarı geldiği zaman, sıkışmadan hemen tuvalete gidip son damla çıkana kadar beklemeli ve önden arkaya doğru alt kısmını bol su ile yıkamalı temiz bir peçete ile iyice kurulamalıdır.”
Uzm. Dr. Sercan Aray

Stres Şeker Hastalığına Sebep Olur Mu?
“Yapılan araştırmalara göre stresin şeker hastalığıyla doğrudan bir bağlantısı olmadığı kanıtlamıştır.
Şeker hastalığı, genetik olarak aileden geçen bir hastalık türüdür. Ancak stres, şekerin neden olduğu şikayetleri tetikleyebilir.
Stres ile birlikte kişinin kan şekeri yükseldiğinden insülin direnci mutlaka tespit edilmeli, ileride diyabet olma riski, tedavi diyet ve egzersizle azaltılmalıdır.”
Dr. Ahmet Yıldırım

Kaç Tip Diyabet Vardır?
Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet, gebelik diyabeti ve özel diyabet formları olmak üzere diyabetin 4 farklı tipi mevcuttur.
Tip 1 ve Tip 2 Diyabetin Başlıca Farkları Nelerdir?
Çocuklarda ve gençlik yıllarında ortaya çıkan Tip 1 diyabette, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle pankreasta insülin yapan hücreler tahrip olur. Vücutta yeterli insülin yapılamadığından bu hastalar, dışarıdan insülin alamaz ise diyabet koması (ketoasidoz) gelişir ve yaşamları tehlikeye girebilir. Bu hastalar zayıftır, hastalık belirtileri kısa süre içinde ortaya çıkar ve gelişir. Bu diyabet tipinin tüm diyabetlilere oranı %5-10’dur.
Halen en sık görülen diyabet formu olan ve orta-ileri yaş grubunda görülen Tip 2 diyabette ise kişilerin pankreasında insülin üretilmesine rağmen insülinin çeşitli periferik dokularda, özellikle adale, yağ, karaciğer ve damarlarda şişmanlık ve hareketsizlik nedeniyle insülinin etkilerine karşı vücutta direnç oluşmuştur ve insülin etkisi yetersiz kalır. Sinsi başlayan ve bu nedenle geç fark edilen bu tip diyabette kalıtımın rolü büyüktür.
Başlangıçta sadece yaşam tarzı düzenlenerek dengeli ve sağlıklı beslenme ile fiziksel aktivitenin artırılması ve kilo fazlası olanların zayıflatılması ile hastalık kontrol altına alınabilir. Genellikle birkaç yıl sonra şeker düşürücü ilaçlara ihtiyaç duyulur. Hastalığın doğal süreci, bazen de tedaviye uyumsuzluk nedeniyle zamanla geçici veya kalıcı sürelerle insülin kullanmak gerekebilir. Ortalama olarak 15 yıllık bir diyabetli yaşam süreci sonunda, diyabetli hastaların üçte biri sürekli insülin kullanma aşamasına gelir.
Tip 2 Diyabet Açısından Kimler Risk Altındadır?
Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?
Özellikle kilo fazlası olan 45 yaş üstü bireylerde, açlık kan glukoz ölçümü ile diyabet aranmalı, normal (açlık glukoz düzeyi 100 mg/ dl’nin altında) ise 3 yılda bir tekrar edilmelidir. Fazla kilolu kişiler, aşağıdaki risk gruplarından en az birine mensup ise diyabetin araştırılmasına daha genç yaşlarda (30’lu yaşlarda) başlanmalı ve diyabet aranması, açlık kan glukoz düzeyleri normal bulunsa bile hekim öngördüğünde şeker yükleme testi (OGTT) yapılması gerekmektedir.
• Diyabetlilerin 1. ve 2. derece yakınları (özellikle anne, baba, kardeş veya çocukları)
• Normalden iri (4 kg’nin üzerinde) bebek doğurmuş veya daha önce gebelik diyabeti geçirmiş olan kadınlar
• Yüksek tansiyonlu kişiler
• Kan yağları (kolesterol ve trigliserid düzeyleri) yüksek olan kişiler
• Daha önce gizli diyabet saptanmış kişiler
• Yumurtalık kisti (polikistik over hastalığı) bulunan kadınlar
• İnsülin direnci ile ilgili başka klinik hastalığı olan kişiler
• Kalp damar hastalıkları olan kişiler
• Organ transplantasyonu yapılan hastalar





